Evosoft Logo
Blog'a Dön
KOBİ

Okul Sezonunda Çok Satıp Stoksuz Kalmayın: Kırtasiye ve Mağazalar İçin Hazırlık Rehberi

Okul sezonuna hazırlanan kırtasiye ve mağazalar için sipariş planlama, kritik stok, barkod, online satış ve iade yönetimi üzerine pratik bir rehber.

Evosoft Yazılım Ekibi
7 dakika okuma

Bir okul alışverişi düşünün. Anne elindeki listeyi uzatıyor: iki çizgili defter, bir kareli defter, kuru boya, yapıştırıcı, resim dosyası. Çocuk çoktan çantaların önüne gitmiş. Kasada sıra var. Listenin çoğu hazırlanıyor ama istenen defter rafta bulunamıyor. Bilgisayarda altı tane görünüyor; depoya bakan çalışan ise eli boş dönüyor.

Mesele bazen altı defterden ibaret kalmıyor. Aile, eksikleri başka yerde tamamlamak yerine alışverişin tamamını tek mağazadan yapmayı tercih edebiliyor. Rafları doldurmuş olmanıza rağmen satış kaçıyor.

2026 okul sezonuna girerken hazırlık için önümüzde kısa bir süre var. Millî Eğitim Bakanlığının yayımladığı takvime göre okul öncesi ve ilkokul birinci sınıflar için uyum eğitimleri 7–11 Eylül'de; birinci dönem ise 14 Eylül 2026'da başlayacak.

Kırtasiye, çanta, ayakkabı veya okul giyimi satıyorsanız bu günlerde sorulacak soru yalnızca “Daha ne kadar mal almalıyım?” değil. Elinizdekini doğru görüyor musunuz? Hangi ürünün ne zaman biteceğini biliyor musunuz? Gelin, hazırlığı bu sorular üzerinden yapalım.

Geçen yılın cirosunu değil, satılan ürünleri önünüze alın

“Geçen eylül çok iş yaptık” satın alma kararı vermek için yeterli değil. Fiyatlar değiştiğinde ciro da değişir. Bu yıl kaç defter, kaç çanta veya hangi numara ayakkabı alacağınızı görmek için adetlere bakmanız gerekir.

Geçen okul sezonunun satışlarını ürün, hafta ve mümkünse mağaza bazında çıkarın. İadeleri de ayrı görün. Bir ayakkabı modelinden yüz çift satıp yirmi çift iade aldıysanız, sipariş planını yalnızca yüz çift üzerinden kurmak yanıltır.

Listenizi üçe ayırmak işinizi kolaylaştırır: düzenli satılan temel ürünler, okul açılışında hızlananlar ve geçen sezondan kalanlar. Kurşun kalemle üzerinde belirli bir çizgi film karakteri bulunan çantayı aynı mantıkla sipariş etmeyin. Kalem yıl boyunca satılabilir; çantanın bu yıl da aynı ilgiyi göreceğinin garantisi yok.

Bir ayrıntı daha var: Satış kaydı, karşılayamadığınız talebi göstermez. Geçen yıl bir defter çeşidi üç günde bittiyse düşük satış adedi, az talep gördüğü anlamına gelmez. Çalışanlara en çok neyin sorulduğunu, hangi bedende müşteri çevirdiklerini sorun. Mümkünse bu yıl bulunamayan ürünler için kısa bir talep listesi tutun.

Yeni açılan bir mağazaysanız geçmiş veri eksikliğini büyük siparişle kapatmaya çalışmayın. Yakındaki okulların listelerini incelemek, küçük bir başlangıç siparişi vermek ve sık kontrol yapmak daha yönetilebilir bir başlangıç sağlar.

Ürün bitince değil, yeniden sipariş noktasına gelince harekete geçin

Tedarikçiyi raftaki son paketi sattıktan sonra aramak, yoğun dönemde birkaç günlük boşluk yaratabilir. Sipariş zamanı, ürünün satış hızıyla tedarik süresini birlikte düşünerek belirlenmeli.

Basit bir örnek kuralım. Bir defterden günde ortalama 20 adet satıyorsunuz. Siparişiniz üç günde geliyor. Bu sürede yaklaşık 60 deftere ihtiyacınız var. Gecikme veya beklenmedik talep için 20 adet de güvenlik stoğu ayırdığınızda yeniden sipariş eşiğiniz 80 adet olur.

Buradaki hesap: günlük ortalama satış × tedarik süresi + güvenlik stoğu. Ancak 80 adet, bütün kırtasiyeler için doğru eşik değildir; örneğin varsayımlarından çıkan sonuçtur. Okul listeleri dağıtılınca günlük satışınız 35'e çıkıyorsa hesabı yenilemeniz gerekir.

Sipariş kararı verirken henüz teslim alınmamış alış siparişlerini ve müşteriye ayrılmış ürünleri de hesaba katın. Yolda yüz defter varken aynı siparişi tekrar vermek, stoksuz kalmak kadar can sıkabilir.

Çanta ve giyimde kontrolü model toplamında bırakmayın. “Bu modelden otuz tane var” cümlesi, istenen renk veya beden yoksa pek işe yaramaz. Kritik seviyeleri ihtiyaç duyulan varyantlar için değerlendirin; tedarikçinizle de genel teslim süresi yerine bu haftaki gerçek sevk tarihini konuşun.

Depodaki ürünle satışa açık ürün aynı şey değil

Mağaza ve internet üzerinden birlikte satış yapıyorsanız şu senaryoyu düşünün: rafta son bir çanta var. Kasadaki müşteri çantayı alırken aynı ürünün online siparişi geliyor. İki satış var, gönderilebilecek tek ürün var.

Burada sorun yalnızca stok miktarının geç güncellenmesi olmayabilir. Online sipariş oluştuğunda ürünün ne zaman ayrıldığı, iptal edildiğinde ne zaman yeniden satışa açıldığı da önemlidir. Kullandığınız sistemde bu adımların nasıl çalıştığını sezon başlamadan denemek gerekir.

Örneğin depoda on çanta bulunsun. Üçü hazırlanmakta olan siparişlere ayrılmış, birinin fermuarı bozuk olsun. Yeni müşterilere sunabileceğiniz miktar altıdır. Fiziksel olarak on tane saymanız, onunu da satabileceğiniz anlamına gelmez.

Ürün kodlarını kanallar arasında eşleştirin. Mağazada “Lacivert Çanta”, internet sitesinde “Okul Çantası Mavi” diye geçen aynı ürünü iki ayrı stok gibi izlemeyin. Benzer şekilde farklı renkleri sırf isimleri yakın diye tek kartta toplamayın.

Yoğunluk öncesinde küçük bir test yapın: mağaza satışı, online sipariş, iptal ve iade. Her adımın stok miktarını nasıl etkilediğine bakın. Özellikle entegrasyonlarda güncelleme sıklığını öğrenin; son birkaç ürün için satış tamponu gerekip gerekmediğini buna göre belirleyin.

Barkod ve iadede “sonra düzeltiriz” demeyin

Okul sezonunda birbirine çok benzeyen ürünler aynı tezgâhtan geçer. Altmış yaprakla seksen yaprak defter, aynı modelin iki farklı bedeni, tekli kalemle on ikili kutu… Aceleyle seçilen yanlış kart, akşam sayımında açıklanamayan fark olarak geri döner.

Mal kabul sırasında kontrolü yalnızca koli sayısına göre yapmayın. İçinden örnek ürün çıkarıp barkodu okutun; ekrandaki isim, birim ve varyantla elinizdeki ürünün eşleştiğini görün. Kutu olarak aldığınız ama adetle sattığınız ürünlerin birim dönüşümünü ayrıca kontrol edin.

Barkodu okunmayan ürün için ekipte ortak bir yöntem olsun. “Benzerinin barkodunu okut, fiyatı aynı” kestirmesi kasayı o an rahatlatır ama bir ürünün stoğunu eksiltirken diğerini sistemde bırakır.

İadelerde de aynı özen gerekir. Müşteri 32 numara ayakkabıyı getirip 33 numarayla değiştirdiğinde, iki ayrı stok hareketi oluşmalıdır. Sadece fiyat farkını tahsil etmek, beden kayıtlarını düzeltmez.

Geri gelen ürünün yeniden satılabilir durumda olup olmadığını da kontrol edin. Ambalajı açılmış boya setiyle hiç kullanılmamış bir defteri aynı şekilde rafa koymayın. Kontrol bekleyen iadeler için ayrı bir alan belirlemek, ürünün yanlışlıkla yeniden satılmasını önler. Bunlar iadenin kabul koşullarından ayrı, mağaza içindeki kayıt ve kontrol adımlarıdır.

Gün sonunda bütün depoyu değil, kritik ürünleri kontrol edin

Her akşam binlerce ürünü saymak gerçekçi değil. Buna karşılık en hızlı dönen, sık karışan veya stoğu azalan ürünler için kısa bir kontrol listesi hazırlanabilir.

Örneğin kapanışta en çok satılan yirmi ürüne bakın: sistemdeki miktarla raf ve depodaki toplam tutuyor mu? Siparişe ayrılanlar belli mi? Ertesi gün gelmesi beklenen ürünler için tedarikçiden teyit alındı mı?

Listeyi yalnızca mağaza sahibinin bildiği bir rutin olarak bırakmayın. Sayımı kimin yapacağı, farkı kimin araştıracağı ve yeni siparişi kimin onaylayacağı belli olsun. Yoksa herkes eksikliği görür ama herkes bir başkasının ilgilendiğini düşünür.

Sabah raf yerleşimine de birkaç dakika ayırın. Depoda bulunan ürünün satış alanına çıkmamış olması, müşterinin gözünde ürünün hiç bulunmamasından farklı değildir. Özellikle listeyle alışveriş yapılan günlerde, temel ihtiyaçları kolay bulunur tutmak personelin sürekli depoya gidip gelmesini azaltır.

Okullar açıldıktan sonra satın alma hızını yeniden ayarlayın

Açılış öncesindeki satış temposunu bütün eylül ayına yaymayın. İlk alışverişler tamamlandığında talep değişebilir: büyük çanta alışverişinin yerini eksik defterler, unutulan dosyalar ve öğretmenin sonradan istediği malzemeler alabilir.

Bu yüzden sipariş eşiklerini ve miktarlarını haftalık gözden geçirin. İlk hafta hızla satılan bir ürüne aynı büyüklükte ikinci siparişi vermeden önce son birkaç günün hareketini kontrol edin.

Elde kalanları da tek kalemde “sezon artığı” saymayın. Düz defter, kalem ve dosya için yıl boyunca satış imkânı vardır. Belirli bir okulun formasında veya modası hızla değişen çantalarda ise farklı bir karar gerekebilir. Şubeler arası aktarım, tedarikçiyle önceden konuşulmuş değişim imkânı veya şeffaf bir kampanya değerlendirilebilir.

İndirim kararında yalnızca alış fiyatına bakmayın; satış kanalının komisyonunu, kargoyu ve diğer ilgili giderleri de hesaba katın. Hareketsiz ürünleri nasıl ayırabileceğinize dair daha ayrıntılı önerileri ölü stok eritme rehberimizde bulabilirsiniz.

Hazırlığı rafta başlayan, kayıtta devam eden bir iş olarak görün

Okul sezonunu iyi geçirmek için her üründen çok almak gerekmiyor. Geçen yılın satışını okumak, birkaç kritik ürüne doğru eşik koymak, barkodları kontrol etmek ve iadeleri bekletmeden kaydetmek iyi bir başlangıç.

Bu işleri birbirinden kopuk listelerle yürütmek zorlaşıyorsa Evobulut Stok Takip Programı üzerinden barkodlu işlemleri, depo takibini ve kritik stok uyarılarını inceleyebilirsiniz. Kullandığınız satış kanallarının entegrasyon kapsamını da kendi iş akışınızla birlikte değerlendirin.

Bugün küçük bir yerden başlayın: en çok satılan yirmi ürününüzü çıkarın, miktarlarını kontrol edin, tedarik sürelerini yazın. Yarın bir veli listesini uzattığında, çalışanınızın “Sistemde var ama bir de depoya bakalım” demek zorunda kalmaması için.

okul sezonukırtasiye stok takibimağaza stok yönetimibarkodstok takip programıperakende